Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Koşuyolu cad. No:168 34718 Kadıköy İstanbul

İletişim

4447000

Ptsi - Cuma: 9:00 - 17:30

Aort Anevrizması: Türleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Aort anevrizması, kalpten çıkan en büyük atardamar olan aortun anormal şekilde genişlemesidir. Genellikle sessiz seyreden bu hastalık, fark edilmediğinde hayatı tehdit eden yırtılma (rüptür) ile sonuçlanabilir. Prof. Dr. Selim İsbir tarafından hazırlanan bu rehberde aort anevrizmasının türleri, görülme sıklığı, risk faktörleri, tanı yöntemleri ve açık cerrahi, EVAR/TEVAR ile hibrid tedavi seçenekleri detaylıca ele alınmaktadır.
Son güncelleme: 8 Mayıs 2026 · Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Selim İsbir, Kalp ve Damar Cerrahisi

Aort Anevrizması Nedir?

"Anevrizma" terimi, damar duvarının zayıflaması sonucu kan damarının anormal şekilde genişlemesini ifade eder. Aort anevrizması ise bu genişlemenin, vücudun en büyük atardamarı olan ve kalpten vücudun geri kalanına oksijenli kan taşıyan aortta meydana gelmesidir. Aortun normal çapı bulunduğu bölgeye göre değişir; ancak çap belirli bir seviyeyi aştığında damar duvarının yırtılması (rüptür) riski artar ve bu durum hayatı tehdit eden ani kanamalara neden olabilir.

Aort Anevrizması Türleri

Aort anevrizmaları, genişlemenin bulunduğu bölgeye göre dört ana türde sınıflandırılır:

Asendan Aort Anevrizması

Kalpten çıkan aortun ilk bölümünde oluşur. Genellikle doğuştan kapak hastalıkları veya bağ dokusu bozukluklarıyla ilişkilidir.

Detaylı bilgi →

Arkus Aort Anevrizması

Aortun beyne giden dallarının ayrıldığı bölgede oluşur. Tedavisi hibrid yöntem gerektirebilir.

Detaylı bilgi →

Torasik Aort Anevrizması

Aortun göğüs boşluğundaki kısmında gelişir. Belirtiler genellikle ses kısıklığı veya yutma güçlüğü şeklindedir.

Detaylı bilgi →

Abdominal Aort Anevrizması

Aortun karın bölgesinde oluşur ve en sık görülen türdür. EVAR ile kapalı tedavi yapılabilir.

Detaylı bilgi →
Göğüste: Torasik  |  Karında: Abdominal (en sık)  |  İkisi birlikte: Torakoabdominal
Aort anevrizması türleri: Asendan, Arkus, Torasik ve Abdominal anatomik yerleşim
Aort anevrizmasının 4 türü ve anatomik yerleşimi — Asendan, Arkus, Torasik ve Abdominal

Diseksiyon ile Farkı Nedir?

Anevrizmayla karıştırılmaması gereken bir diğer durum aort diseksiyonudur. Diseksiyon, aort duvarının iç tabakasında bir yırtık oluşması ve kanın duvar katmanları arasında ilerleyerek sahte bir kanal oluşturmasıyla meydana gelir. Anevrizma ve diseksiyon bazen birlikte de görülebilir. Her iki durumda da en büyük tehlike damar duvarının yırtılmasıdır.

Görülme Sıklığı

Aort anevrizmaları genellikle sessiz seyreder; uzun süre herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle çoğu zaman farklı bir sağlık sorunu nedeniyle yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edilir. 50 yaş üzerindeki bireylerde görülme sıklığı her 100.000 kişide yaklaşık 25 olup, Türkiye'de yılda yaklaşık 3.000–4.000 yeni aort anevrizması vakası teşhis edilmektedir.

Önemli Bilgi Türkiye'de bu hastalık için özel bir tarama programı bulunmaması, erken teşhis oranlarının düşmesine neden olur. Risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi hayati önem taşır.

Belirtiler Nelerdir?

Aort anevrizmaları çoğu zaman belirti vermez. Ancak boyutlarına ve bulundukları yere göre bazen şu belirtilere yol açabilir:

  • Göğüs, sırt veya karın ağrısı
  • Karında nabız hissi (özellikle zayıf bireylerde)
  • Göğüs bölgesindeki büyük anevrizmalarda ses kısıklığı (ses tellerine baskı)
  • Yemek borusuna baskı yapıldığında yutma güçlüğü
  • Ani şiddetli ağrı — yırtılma (rüptür) belirtisi olabilir
⚠ Acil Durum — Hemen 112'yi Arayın
Aniden başlayan şiddetli göğüs, sırt veya karın ağrısı, soğuk terleme veya bayılma hissi aort yırtılmasının (rüptür) belirtisi olabilir. Rüptür sonrası hayatta kalma oranı oldukça düşüktür — vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.

Kimler Risk Altında?

Aort anevrizması gelişme riskini artıran başlıca faktörler şunlardır:

  • Ailede aort anevrizması öyküsü
  • Beyin anevrizması geçmişi
  • 70 yaş üzeri bireyler
  • Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • Uzun süreli sigara kullanımı
  • Doğuştan gelen biküspit aort kapak yapısı

Gençlerde Görülür mü?

Aort anevrizmaları genellikle ileri yaşlarda görülse de bazı özel durumlarda genç yaşlarda da ortaya çıkabilir:

  • Marfan Sendromu, Loeys-Dietz Sendromu ve Ehlers-Danlos Sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları
  • Biküspit aort kapak gibi doğumsal kapak anormallikleri
  • Genç yaşta aort yırtılması öyküsü bulunan aile bireyleri
  • Genetik yatkınlık ve bağ dokusu zayıflığı
Öneri Bu risk faktörlerine sahip genç bireylerin düzenli olarak kardiyolojik muayeneler yaptırmaları önerilir. Marfan veya Loeys-Dietz tanılı bireylerde yıllık ekokardiyografi takibi şarttır.

Aort Anevrizması Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı, her şeyden önce şüphe ile başlar; şüphe duyulduğunda görüntüleme ile netleştirilir. En yaygın kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Ekokardiyografi: Kalbin ve asendan aortun değerlendirilmesi için
  • Ultrasonografi: Karın bölgesi için (abdominal aort taraması)
  • BT Anjiyografi: Göğüs ve karın aortunun detaylı değerlendirilmesi için altın standart
  • MR Anjiyografi: Tekrarlayan takiplerde radyasyondan kaçınmak için

Aort Anevrizması Hangi Sonuçlara Yol Açabilir?

Aort anevrizmasının en büyük tehlikesi, damar çapı belli bir noktaya ulaştığında ortaya çıkan yırtılma (rüptür) riskidir. Bu durum, aniden başlayan ve hızla ilerleyen iç kanamaya neden olabilir. Rüptür sonrası hayatta kalma oranı oldukça düşüktür.

Kritik Sınır Cerrahi müdahale için klinik pratikte yaklaşık 5 cm çap sınırı kritik olarak kabul edilir. Ayrıca bazı asendan aort anevrizmaları aort kapağında kaçak oluşturarak zamanla kalp yetmezliği riskini artırabilir.

Aort Anevrizması Önlenebilir mi?

Aort anevrizması tamamen önlenebilir olmasa da bazı risk faktörleri kontrol altına alınarak oluşma olasılığı azaltılabilir. Özellikle şu iki faktör belirleyicidir:

  • Sigara kullanımı: Aort duvarını zayıflatır ve anevrizma riskini artırır. Bırakmak en etkili önleme yöntemidir.
  • Hipertansiyon: Damar çeperine olan basıncı artırarak genişleme sürecini hızlandırır. Hedef tansiyon: <130/80 mmHg.

Bu faktörlerin yönetimiyle risk ciddi oranda azaltılabilir. Ancak genetik faktörler (örneğin Marfan Sendromu gibi) değiştirilemez. Bu nedenle aile öyküsü olan bireylerde düzenli kontrol ve uygun tarama hayati önem taşır.

Aort Anevrizması Tedavi Yöntemleri

Tedavi yaklaşımı, anevrizmanın yeri, boyutu ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Karar, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekibinin birlikte yaptığı değerlendirmeyle alınır.

Klasik

Açık Cerrahi Yöntem

Göğüs kemiği açılır, kalp durdurularak genişlemiş damar çıkarılır ve yerine suni damar (greft) dikilir.

Kapalı

Endovasküler (EVAR/TEVAR)

Kasıktan girilerek damar içine stent-greft yerleştirilir. 1–2 günde taburculuk mümkün.

Kombinasyon

Hibrid Yöntem

Açık ve kapalı cerrahinin kombinasyonu. Kompleks anevrizmalarda özel hibrid ameliyathanede uygulanır.

1. Açık Cerrahi Yöntem

Özellikle kalpten çıkan aort bölümündeki (asendan ve arkus) anevrizmalarda tercih edilir. Bu yöntemde göğüs kemiği (sternum) açılır; kalp, kalp–akciğer makinesine bağlanarak geçici olarak durdurulur ve genişlemiş damar bölgesi çıkarılarak yerine suni bir damar (greft) dikilir.

  • Avantaj: Genç ve genel durumu iyi hastalarda uzun dönem dayanıklılık ve sonuçlar iyidir.
  • Dezavantaj: İyileşme süresi, kapalı yönteme kıyasla daha uzundur (3–4 hafta).
  • Hastanede kalış: Genellikle 5–6 gün.
Açık cerrahi: aort anevrizmasının çıkarılıp suni damar (greft) ile değiştirilmesi
Açık cerrahi yöntemde aort anevrizmasının tam onarımı

2. Endovasküler Yöntem (EVAR/TEVAR)

Özellikle abdominal aort anevrizması ve bazı torasik anevrizmalar için uygundur. İşlem kasık bölgesinden küçük bir kesi ile gerçekleştirilir; damar içine özel bir stent–greft yerleştirilir ve genişlemiş bölüm içeriden devre dışı bırakılır.

  • Yoğun bakım ve hastanede kalış süresi genellikle daha kısadır (1–2 gün).
  • Enfeksiyon ve kan kaybı riski daha düşüktür.
  • Normal hayata dönüş çok daha hızlıdır.
  • EVAR: Abdominal (karın) bölgesi için
  • TEVAR: Torasik (göğüs) bölgesi için
Not Her anatomide uygun olmayabilir. Damarların şekli, çapı ve stentin yerleşeceği "iniş–biniş" bölgelerinin uygunluğu başarıyı belirler. Karar için detaylı BT anjiyografi gereklidir.
EVAR/TEVAR endovasküler yöntem — kasıktan girilerek aort içine stent-greft yerleştirilmesi
Endovasküler yöntemle (EVAR/TEVAR) aort anevrizmasının kapalı tedavisi

3. Hibrid Yöntem

Beyne giden damarların da dahil olduğu kompleks anevrizmalarda, açık ve kapalı cerrahinin kombinasyonu kullanılır. Çoğunlukla kalp durdurulmadan beyin damarlarına bypass uygulanır; ardından endovasküler greft yerleştirilerek genişlemiş segment etkisizleştirilir. Bu yaklaşım, ileri görüntüleme ve cerrahi altyapıya sahip hibrid ameliyathanelerde uygulanmalıdır.

Sonuç Aort anevrizması, sessiz ilerleyen fakat geç kalındığında ölümcül olabilen bir hastalıktır. Erken tanı sayesinde hem açık cerrahi hem de kapalı yöntemlerle başarılı tedaviler mümkündür. Tedavi, hastanın klinik özellikleri ve anevrizmanın anatomisine göre kişiselleştirilmelidir.

İlgili Videolar

HASTA REHBERİ
Selim Hoca'nın Klinik Notları
Aort anevrizması hakkında doktor sesi ile sade anlatım
NOT 01

Anevrizma Nedir, Aort Anevrizması Nedir?

Anevrizma, bir damarın duvarının zayıflaması sonucu balon gibi genişlemesidir. En sık kalpten çıkan ana damar olan aortta görülür. Bu damarın herhangi bir yerinde genişleme olursa buna aort anevrizması denir.

NOT 02

3 Anevrizma Bölgesi — Sade Anlatım

Yukarıdaki 4-türlü tıbbi sınıflandırmaya ek olarak, hastalarıma anevrizmaları kabaca 3 bölgeye göre anlatmayı tercih ederim:

  • Torasik (göğüs bölgesi): Kalpten çıkan ana damarın göğüs içindeki kısmında. Belirti: göğüs veya sırt ağrısı.
  • Abdominal (karın bölgesi): Aortun karın içindeki kısmı. En sık görülen tip. Belirti: karında nabız hissi, bel/karın ağrısı.
  • Torakoabdominal (her ikisi): Hem göğüs hem karın kısmını birlikte tutar. Daha geniş alanı etkiler ve tedavisi daha karmaşıktır.
NOT 03

Belirtiler — Çoğu Hastada Yok

Aort anevrizmasının en sinsi yanı, çoğu hastada hiçbir belirti vermemesidir. Yıllarca farkında olmadan büyüyebilir. Belirti veriyorsa:

  • Göğüs, sırt veya karın ağrısı
  • Karında nabız atar gibi his
  • Ani şiddetli ağrı — bu durumda hemen 112 aranmalı (yırtılma şüphesi)

Bu sebeple risk grubundaysanız (yaş, sigara, tansiyon, aile öyküsü) — belirti beklemeden tarama yaptırmak şarttır.

NOT 04

Ne Zaman Ameliyat Gerekir?

Ameliyat kararı tek bir kriterle verilmez. Şu durumlardan biri varsa ameliyat planlanır:

  • Anevrizma çapı 4.5–5 cm ve üzerine çıktığında
  • Hızlı büyüme gösterdiğinde (yılda 5 mm üzeri)
  • Ağrı veya başka şikayet oluşturduğunda
  • Yırtılma riski yüksek olduğunda
  • Yırtılma (rüptür) geliştiğinde — acil ameliyat

Bu eşiğin altındaki anevrizmalar takip altında tutulur: tansiyon kontrolü ve düzenli görüntüleme.

NOT 05

Tedavi ve İyileşme Süresi — Açık vs Kapalı

Hastalarımın en sık sorduğu soru bu — "ne kadar yatacağım, ne zaman işime dönerim?"

  • Açık ameliyat: Hastanede 5–6 gün kalış. Normal hayata 3–4 haftada dönüş. Uzun dönemde kalıcı çözüm.
  • Kapalı yöntem (EVAR/TEVAR): Hastanede 1–2 gün kalış. Normal hayata çok daha hızlı dönüş. Ancak her hasta için uygun değildir.

Kapalı yöntemin sizin için uygun olup olmadığını anlamak için detaylı BT anjiyografi gerekir. Damarların anatomisi, çapı ve stentin oturacağı bölgelerin sağlıklı olması başarıyı belirler.

ÖNEMLİ

Sessiz İlerler — Düzenli Kontrol Hayat Kurtarır

Aort anevrizması hakkında bilmeniz gereken tek bir şey varsa o da şudur: belirti vermez, sessizce büyür, ve yırtıldığında çok geç olabilir. Risk grubundaysanız (50+ yaş, erkek, sigara, hipertansiyon, aile öyküsü) — yılda bir kez karın ultrasonu ve gerektiğinde ekokardiyografi yaptırmak hayatınızı kurtarabilir.

Sık Sorulan Sorular

Aort anevrizması nedir?
Aort anevrizması, kalpten çıkan en büyük atardamar olan aortun anormal şekilde genişlemesidir. Damar duvarının zayıflaması sonucu oluşur ve çap belirli bir seviyeyi aştığında yırtılma (rüptür) riski artar.
Aort anevrizması belirtileri nelerdir?
Aort anevrizması çoğu zaman belirti vermez. Boyutu büyüdüğünde göğüs, sırt veya karın ağrısı, karında nabız hissi, ses kısıklığı veya yutma güçlüğü görülebilir. Ani şiddetli ağrı yırtılma belirtisi olabilir ve acil müdahale gerektirir.
Aort anevrizması ne zaman ameliyat gerektirir?
Klinik pratikte yaklaşık 5 cm çap sınırı kritik olarak kabul edilir. Ayrıca hızlı büyüme, şikayet oluşturma ve yırtılma riski yüksekliği durumlarında ameliyat planlanır.
Aort anevrizması ile aort diseksiyonu arasındaki fark nedir?
Anevrizma, damarın anormal şekilde genişlemesidir. Diseksiyon ise aort duvarının iç tabakasında yırtık oluşması ve kanın duvar katmanları arasında ilerleyerek sahte bir kanal oluşturmasıdır. Her iki durumda da en büyük tehlike damar duvarının yırtılmasıdır.
Endovasküler yöntem (EVAR/TEVAR) kimlere uygulanır?
Özellikle abdominal aort anevrizması ve bazı torasik anevrizmalar için uygundur. Kasıktan küçük bir kesi ile damar içine stent-greft yerleştirilir. İleri yaş ve yüksek cerrahi riskli hastalarda tercih edilir.
EVAR sonrası hastanede kaç gün kalınır?
Kapalı (endovasküler) yöntemde hastalar genellikle 1–2 gün hastanede kalır ve normal hayata kısa sürede dönerler. Açık ameliyatta bu süre 5–6 güne çıkar, tam iyileşme 3–4 hafta sürer.
Gençlerde aort anevrizması görülür mü?
Genellikle ileri yaşlarda görülse de Marfan Sendromu, Loeys-Dietz Sendromu, Ehlers-Danlos Sendromu ve biküspit aort kapak gibi doğuştan bağ dokusu hastalıklarında genç yaşlarda da ortaya çıkabilir.
Aort anevrizması önlenebilir mi?
Tamamen önlenemez ancak risk faktörleri kontrol altına alınarak oluşma olasılığı azaltılabilir. Sigarayı bırakmak ve hipertansiyonu kontrol altına almak en etkili önleme yöntemleridir. Aile öyküsü olan bireylerde düzenli tarama hayati önem taşır.

Randevu Almak İçin

Prof. Dr. Selim İsbir — Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi

Randevu Al →