Abdominal Aort Anevrizması hakkında bilmeniz gerekenlerAbdominal Aort Anevrizması Nedir ?

Abdominal Aort Anevrizması hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalıktır. Aort damarı kalbimizden çıkan ve vücudumuza kan götüren ana damardır. Aort kalbimizden çıktıktan sonra önce göğüs boşluğunda, sonrasında ise karın boşluğunda seyreden vücudumuzdaki ana damardır. Karın boşluğu içerisinde aort damarının genişlemesiAbdominal Aort Anevrizması” adını alır.

Normal şartlarda bu bölgede Aort damar çapımız 2-2.5 cm civarındadır. Bu çapın 4 cm ve üzerinde olması durumunda “anevrizma” dan bahsedebiliriz.

Abdominal Aort Anevrizması kimlerde daha sık görülmekte ve belirtileri nelerdir ?

Hastalık sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen özelliktedir. Sigara içen, 60 yaş üstü, hipertansiyonu olan erkeklerde daha sık görülmektedir. Görülme sıklığı 50 yaş üstünde 25/100000 dir.

Ülkemizdeki nüfus yapısı dikkate alındığında yılda yaklaşık 3000-4000 civarında yeni hasta görülme şansı mevcuttur. Tanı sıklıkla başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında şans eseri konulmaktadır. Zira ülkemizde bu hastalığa yönelik bir tarama programı bulunmamaktadır.

Abdominal Aort Anevrizması’na Nasıl Tanı Koyarız ?

Tanı koymak aslında çok basittir. Belirli bir çapa ulaşmış anevrizmalarda eğer kişi zayıf ise dışardan aort damarının atışlarını hissedebiliriz. Tabiki bu çok izafi bir yöntemdir. Esas tanı ise karın bölgesine yönelik yapılan ultrasonografi ve tomografi ile konulmaktadır.

Abdominal Aort Anevrizması ne gibi sonuçlar doğurabilmektedir ?

Hastalığın en önemli sonucu, damarın belli bir çapa ulaştığında patlamasıdır. “Rüptür” adını verdiğimiz bu olayda ölüm şansı yüksektir. O nedenle hastalığın bu noktaya gelmeden tedavi edilmesi gerekmektedir. Genellikle bu oran, damar çapı 5 cm ve üzerine çıktığında artmaktadır.

Dolayısıyla bu anevrizmaların takibi ve müdahale sınırına geldiğinde ise tedavisi anevrizmanın beklenmedik bir şekilde yırtılmasının önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Abdominal Aort Anevrizması’nın önlenmesi mümkün mü ?

Abdominal aort anevrizması, daha çok sigara içen, yüksek tansiyonu olan ve ailesinde anevrizma hastalığı olan kişilerde görülmektedir. Kısaca kalp ve damar hastalıkları açısından  genel risk faktörleri olarak tanımladığımız bu faktörlerden sigara ve yüksek tansiyon kontrol altına alınabilecek faktörlerdir. İnsanın genetik yapısı ise değiştirilemez. Öte yandan hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir.

Abdominal Aort Anevrizması Tedavisi Nasıl Yapılır?

Son yıllarda hastalığın tedavisinde büyük aşamalar kaydedilmiştir. Eskiden oldukça büyük kesilerle karın açılarak hastalıklı bölge çıkarılıp oraya suni bir damar dikilerek yapılırdı. Günümüzde ise artık bu yöntem yerini uygun hastalarda kasık bölgesinden yapılan ufak kesilerle damar içerisine yerleştirilen bir stente bırakmıştır. Kısaca Endovasküler tamir  adını verdiğimiz bu yöntem hasta açısından büyük rahatlık sağlamıştır.

Eskiden açık cerrahi ile yapılan ameliyatlarda hastalar 1-2 gün süre ile yoğun bakım ünitesinde ve sonrasında değişen şartlara bağlı olarak 5-7 gün süre ile hastanede kalırlardı. Açık cerrahide, kanama dolayısıyla kan kullanımı, enfeksiyon oranları oldukça yüksekti. Ayrıca hastaların normal hayatlarına dönmeleri her şey yolunda giderse 1, 1.5 aylık bir süreci içermekte idi. Endovasküler tamir yönteminde ise hastalar 1-2 gün içerisinde hastaneden taburcu olabilmekte ve sonrasında yaklaşık 1 hafta içerisinde normal yaşamlarına dönebilmektedir. Ayrıca kan kullanımı ve enfeksiyon oranları açık cerrahi yöntemle karşılaştırıldığında yok denecek kadar azdır. Ancak bu yöntem her abdominal aort anevrizması hastası için uygun olmayabilir. Bu durumda eski yöntemle tedavi yapılmalıdır.