Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Koşuyolu cad. No:168 34718 Kadıköy İstanbul

İletişim

4447000

Ptsi - Cuma: 9:00 - 17:30

Varis — Sık Sorulan Sorular

25 Soru ve Cevap

Varis, toplardamarların genişleyip kıvrımlı hâle gelmesi ve damar içindeki kapakçıkların görevini tam yapamaması sonucu ortaya çıkan bir dolaşım problemidir. Kan, kalbe doğru akması gerekirken aşağıda göllenir. En çok bacaklarda görülür çünkü yerçekimi etkisi en fazladır. Zamanla şişlik, ağrı ve ciltte mor damar görünümü oluşur.

Uzun süre ayakta duranlar, öğretmenler, kuaförler, cerrahlar gibi mesleklerde çalışanlarda daha sık görülür. Ayrıca genetik yatkınlık, hamilelik, fazla kilo, hareketsiz yaşam, yaşlanma ve hormon değişiklikleri de riski artırır.

Hayır. Estetik açıdan rahatsız edici olsa da altta yatan toplardamar yetmezliği ciddi sağlık sorunu oluşturabilir. Tedavi edilmezse ağrı, bacakta ağırlık hissi, kaşıntı, cilt renginde koyulaşma ve hatta yara (ülser) gelişebilir.

En sık belirtiler: bacaklarda dolgunluk, yanma, gece krampları, kaşıntı, damarların belirginleşmesi, uzun süre ayakta kalınca şişliktir. Şikâyetler genellikle akşamları artar. İleri evrede ciltte renk değişimi ve yara olabilir.

Toplardamarlardaki kapakçıklar kanın geri kaçmasını önler. Bu kapaklar hasar gördüğünde kan aşağıda birikir ve damar genişler. Uzun süre ayakta durmak, hamilelik, genetik yatkınlık ve fazla kilo bu süreci hızlandırır.

Hamilelikte hormonlar damar duvarlarını gevşetir, rahim büyüyerek pelvik damarlara bası yapar. Ayrıca kan hacmi artar. Bu değişiklikler özellikle bacak damarlarında genişleme ve kapakçık bozulmasına yol açar.

Evet, düzenli ve doğru kullanıldığında dolaşımı destekler, şişlik ve ağrıyı azaltır. Ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz; sadece ilerlemesini yavaşlatır. Doğru basınç seviyesi doktor tarafından belirlenmelidir.

İlerlemiş vakalarda ciltte renk değişimi, sertleşme, yara (ülser) ve pıhtı (tromboflebit) oluşabilir. Bu komplikasyonlar tedaviyi zorlaştırır. Erken müdahale kalıcı hasarı önler.

Evet, genetik yatkınlık güçlü bir etkendir. Ailesinde varis olan kişilerde risk iki kat artar. Ancak bu kaçınılmaz değildir; egzersiz, kilo kontrolü ve düzenli dinlenme ile risk azaltılabilir.

Evet, çoğu zaman ince kırmızı-mor kılcal damar çatlamalarıyla başlar. Bunlar zamanla genişleyip belirgin mavi damar hâlini alabilir. Bu erken dönemde önlem almak tedaviyi kolaylaştırır.

Varisin boyutuna göre tedavi değişir: lazer, radyofrekans, köpük skleroterapi gibi girişimsel yöntemler veya klasik cerrahi uygulanabilir. Modern teknikler genellikle dikişsiz ve kısa iyileşme sürelidir.

Evet, uygun hastada kalıcı çözüm sağlar. Lazerle damar içi ısıtılarak kapatılır. Ancak hastalığın yeniden oluşmaması için risk faktörlerinin kontrolü şarttır.

Damar içine özel ilaçlı köpük enjekte edilir, damar duvarı büzüşür ve kapanır. İşlem kısa sürer, genellikle anestezi gerekmez. Sonrasında varis çorabı giyilir.

Büyük damarların tıkanması, pıhtılaşma, geniş ve ağrılı varislerde cerrahi tercih edilir. Genellikle damar çıkarılır veya kapatılır. Hastanede kalış süresi kısa, sonuç yüz güldürücüdür.

Yeni nesil yöntemlerde ağrı çok azdır. Lokal anestezi altında, iğne deliği kadar kesilerle yapılır. Çoğu hasta aynı gün yürüyebilir ve günlük yaşamına döner.

Evet, kapatılan damarlar yeniden açılmaz ama zamanla yeni damarlar genişleyebilir. Bu yüzden sigara, uzun ayakta kalma, aşırı kilo gibi risk faktörlerinden kaçınmak gerekir.

Uzun süredir tedavi edilmemiş varislerde dolaşım bozulur, ciltte yaralar açılır. Bu yaralar ağrılıdır, iyileşmesi zordur. Sürekli pansuman ve kompresyon tedavisi gerekir.

Evet. Kadınlarda hormonlar nedeniyle daha sık görülür; ancak ağır iş yapan, uzun süre ayakta duran erkeklerde de yaygındır. Erkeklerde genellikle geç fark edilir.

Egzersiz tek başına tedavi etmez ama şikâyetleri azaltır. Yürüyüş, yüzme, bisiklet damar pompalanmasını artırır. Uzun süre oturmak veya hareketsizlikten kaçınmak gerekir.

Evet. Lifli gıdalar, bol su tüketimi ve tuzun azaltılması önemlidir. Kabızlık venöz basıncı artırır; bu yüzden sindirimi kolay beslenme önerilir.

Sık sık hareket edilmeli, parmak uçlarına yükselme egzersizi yapılmalı, fırsat buldukça bacaklar yükseğe kaldırılmalı. Mümkünse destek çorabı giyilmelidir.

20'li yaşlardan itibaren görülebilir. Ancak 40 yaş sonrası ve hamilelik sonrası dönemde belirginleşir. Genç yaşta fark edilirse ilerlemesi durdurulabilir.

Uzun süre oturmak, basınç değişimi ve az hareket varis şikâyetlerini artırabilir. Seyahatlerde sık sık kalkıp yürümek, bol su içmek, destek çorabı giymek faydalıdır.

Çoğu modern teknik sonrası hasta aynı gün yürüyebilir. İşe dönüş genellikle 2–3 gün içinde olur. Ancak birkaç hafta çorap kullanımı önerilir.

Genetik yatkınlık varsa tamamen engellemek zordur; ancak risk azaltılabilir. Düzenli yürüyüş, kilo kontrolü, dengeli beslenme, sigara ve hareketsizlikten uzak durmak en etkili yöntemdir.