Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Koşuyolu cad. No:168 34718 Kadıköy İstanbul

İletişim

4447000

Ptsi - Cuma: 9:00 - 17:30

Mitral Kapak Hastalıkları — Sık Sorulan Sorular

25 Soru ve Cevap

Mitral kapak, kalbin sol kulakçığı ile sol karıncığı arasında yer alır ve kanın tek yönde akmasını sağlar. Bu kapağın tam açılamaması (darlık/stenoz) veya tam kapanamaması (yetmezlik/regürjitasyon) durumuna mitral kapak hastalığı denir. Erken dönemde belirti vermeyebilir; ancak tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve inme gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

En sık görülen belirtiler nefes darlığı, çarpıntı ve çabuk yorulmadır. Hastalık ilerledikçe düz yatamama, bacaklarda şişlik, merdiven çıkarken nefes daralması ve sol tarafa yatınca kalp çarpıntısı eklenir. Hastalık yıllarca hiç belirti vermeden de ilerleyebilir.

Mitral kapak darlığında (stenoz) kapak yaprakçıkları kireçlenir veya birbirine yapışır; kapak tam açılamaz. Kan sol karıncığa geçmekte zorlanır, sol kulakçıkta ve akciğerlerde basınç artar. Nefes darlığı, çarpıntı ve yorgunluk en belirgin şikayetlerdir. Türkiye'de en sık nedeni çocuklukta geçirilen romatizmal ateştir.

Mitral kapak yetmezliğinde kapak tam kapanmaz; her kalp atımında kanın bir kısmı geriye (sol kulakçığa) kaçar. Kalp bu kaçağı telafi etmek için daha fazla çalışır ve zamanla büyür. En sık nedenler mitral kapak prolapsusu, romatizmal hastalık ve kalp krizidir. Dünyada en sık görülen kalp kapak hastalığıdır.

Başlıca nedenler şunlardır: romatizmal ateş (Türkiye'de en sık), mitral kapak prolapsusu (çökmesi), yaşlanmaya bağlı dejeneratif kireçlenme, kalp krizi sonrası kapak hasarı, enfektif endokardit ve doğuştan kapak anomalileri. Kalp krizi geçiren hastaların yüzde 13–50'sinde mitral yetmezlik gelişebilir.

Mitral kapak prolapsusu, kalp kasıldığında kapak yaprakçıklarının sol kulakçığa doğru bombeleşmesidir. Toplumda yüzde 3–6 oranında görülür. Çoğu vakada belirti vermez ve tedavi gerektirmez. Ancak kapak yaprakçıkları kalın ise veya ciddi yetmezlik eşlik ediyorsa ilerleme riski taşır; düzenli ekokardiyografi takibi gerekir.

Tanı ekokardiyografi (EKO) ile konur. Bu ultrason yöntemi kapak yapısını, darlık veya kaçak derecesini ve kalbin kasılma gücünü net olarak gösterir. Fizik muayenede stetoskopla duyulan üfürüm sesi ilk ipucudur. Transözofageal EKO (yemek borusundan yapılan), ameliyat kararı verilecek hastalarda ek bilgi sağlar.

Mitral yetmezlik 1'den 4'e kadar derecelendirilir. 1. ve 2. derece hafif–orta yetmezliktir; ilaç tedavisi ve düzenli takip yeterlidir. 3. ve 4. derecede kapak işlevi ciddi bozulmuştur; bu evrelerde cerrahi tedavi başlatılmalıdır. Dereceler ekokardiyografi ile belirlenir.

İlaçlar bozulmuş kapağı onarmaz; ancak kalbin yükünü hafifletir ve şikayetleri azaltır. Diüretikler akciğerdeki sıvıyı boşaltır, ACE inhibitörleri kalbi korur, beta blokerler çarpıntıyı kontrol altına alır. İleri evrede tek kalıcı çözüm cerrahi onarım veya kapak değişimidir.

Uluslararası kılavuzlar ve klinik deneyim, mümkün olan her durumda tamir ameliyatını önermektedir. Tamir sonrasında hastanın kendi kapağı korunur, ömür boyu kan sulandırıcı ilaç gerekmez ve uzun vadeli sonuçlar daha iyidir. Kapak ileri derecede hasarlıysa mekanik veya biyolojik protez kapak değişimi gerekir.

Hasarlı kapak çıkarılmaz; cerrah kapak yaprakçıklarını ve ipliksi tutunma yapılarını (kordaları) onarır, gerekirse yeni kordalar oluşturur ve kapak etrafına destek halkası (ring) diker. Ameliyat kalp-akciğer makinesiyle kalp durdurularak yapılır. Ameliyat sonunda ekokardiyografiyle tamir başarısı kontrol edilir.

Mekanik kapaklar ömür boyu dayanır ama sürekli warfarin (kan sulandırıcı) kullanımı zorunludur; bu ilaç kesilirse pıhtı ve felç riski doğar. Biyolojik kapaklar hayvan dokusundan yapılır; pıhtı riski düşüktür ve uzun süreli ilaç gerekmez, ancak 10–15 yılda yıpranarak yeniden ameliyat gerekebilir. Tercih hastanın yaşına ve genel durumuna göre belirlenir.

Göğüs kemiği açılmadan, göğsün sağ tarafından 3–5 cm'lik küçük bir kesiyle yapılan ameliyattır. Kanama daha azdır, akciğer enfeksiyonu riski düşüktür, yara iyileşmesi hızlıdır ve hastane yatış süresi kısalır. Standart açık ameliyatta kemik 8–12 haftada iyileşirken, minimal invazivde hasta 2–3 haftada iş yaşamına dönebilir. Her hasta bu yönteme uygun değildir.

Meme altından yaklaşık 4–5 cm'lik küçük kesiler ve ek port deliklerinden yerleştirilen robotik kollarla yapılan ameliyattır. Cerrah konsol üzerinden robotik kolları kontrol eder. Göğüs kemiği kesilmez; bu nedenle iyileşme süreci çok daha kısadır. Ameliyat sahası çıplak gözden daha net görüntülenir ve hassas hareketler kolaylaşır.

MitraClip, göğüs açılmadan kasık damarından girilerek mitral kapak yaprakçıklarının ortasına küçük bir mandal (klips) yerleştirilmesi işlemidir. Bu klips iki yaprakçığı birbirine tutturarak kaçağı azaltır. Açık kalp ameliyatı riski çok yüksek olan ileri yaş veya ağır kalp yetmezliği hastalarında uygulanır. Standart tedavi yöntemi hâlâ cerrahi tamirdir.

Ortalama 2–4 saat sürer. Bu süre yapılacak işlemin karmaşıklığına, eşlik eden kapak sorunlarına ve cerrahın tercih ettiği yönteme (açık, minimal invaziv, robotik) göre değişebilir.

Yoğun bakımda 1–2 gün, serviste 4–5 gün olmak üzere toplam 5–7 gün hastanede kalınır. Minimal invaziv yöntemde bu süre belirgin biçimde kısalabilir. Komplikasyon gelişirse yatış süresi uzayabilir.

İlk haftalarda hafif göğüs ağrısı ve yorgunluk normaldir. Standart açık ameliyatta göğüs kemiğinin kaynaması 6–8 hafta sürer; bu sürede ağır kaldırma ve zorlayıcı hareket yasaktır. Düşük tempolu yürüyüşlere ikinci haftada başlanabilir. Masa başı işlere dönüş yaklaşık 4–6 hafta, fiziksel güç gerektiren işlere dönüş ise 2–3 ay sürer.

Tamir ameliyatı veya biyolojik kapak değişimi sonrasında genellikle yalnızca ilk 3 ay warfarin kullanılır. Mekanik kapak takılırsa ömür boyu kullanım zorunludur; ilaç kesilirse pıhtı oluşarak felç riski doğar. Warfarin kullanan hastalar kan düzeylerini düzenli aralıklarla kontrol ettirmelidir.

Hafif–orta derecedeki yetmezlik ilaç tedavisi ve 6 aylık ekokardiyografi takibiyle izlenebilir. Ancak kalp fonksiyonları bozulmadan müdahale edilmesi hem ameliyat riskini hem de uzun vadeli komplikasyon olasılığını belirgin şekilde azaltır. Kalp büyümeye başlamışsa beklemek riski artırır; erken müdahale hayat kurtarıcıdır.

Evet. Mitral darlığı ve yetmezliği sol kulakçığı genişleterek atriyal fibrilasyona (AF) zemin hazırlar. AF'de kalp düzensiz atar; sol kulakçıkta pıhtı oluşarak beyne gidebilir ve inme (felç) riski doğar. Bu nedenle AF gelişen hastalara kan sulandırıcı tedavi başlanır.

Mitral kapak prolapsusu gibi bazı kapak anomalileri genetik geçiş gösterebilir. Ailede kapak hastalığı varsa, çocukluk çağında ekokardiyografi ile tarama yapılması önerilir. Romatizmal kökenli kapak hastalıkları ise genetik değil; çocuklukta geçirilen tedavi edilmemiş boğaz enfeksiyonunun uzun vadeli sonucudur.

Evet. Gebelikte kan hacmi artar ve kalp daha fazla çalışır. Orta-ileri derecedeki mitral darlık bu yükü taşıyamayabilir ve akut akciğer ödemi, ritim bozuklukları gibi acil tablolar gelişebilir. Hamilelik planlayan kadınların önceden kardiyoloji ve kalp cerrahisi değerlendirmesinden geçmesi hayati önem taşır.

Hafif kapak hastalığı olanlar doktor onayıyla yürüyüş ve yüzme gibi aerobik egzersizler yapabilir. Ciddi darlık veya yetmezlikte ağır egzersiz kalp yükünü tehlikeli biçimde artırır; bu nedenle kaldırma, koşu ve yoğun spor önerilmez. Ameliyat sonrasında egzersiz programı kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Hafif vakalarda yılda bir, orta ve ileri vakalarda 6 ayda bir ekokardiyografi önerilir. Ameliyat sonrasında ilk kontrol genellikle 1. haftada yapılır; ardından 1. ay, 6. ay ve 12. ay kontrolleri planlanır. Yeni nefes darlığı, çarpıntı veya göğüs ağrısı başladığında beklenmeden doktora başvurulmalıdır.