Felç Hakkında Bilgiler

Halk arasında inme olarak da bilinen, beyne giden kan ve oksijen akışının kesilmesiyle oluşan felç, esasında önlenebilir bir hastalıktır. Peki felç nedir? Felç belirtileri nelerdir? Felç tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir? 

Felç Nedir?

Felç, beynimize olan kan akımı azaldığında veya kesildiğinde ya da beynimizdeki bir damarın yırtılması sonucu oluşan kanamaya bağlı olarak ortaya çıkan çok ciddi bir hastalıktır. En sık ölüm sebepleri arasında yer almaktadır. Beynimize giden kan akımının 2-3 dakikalığına bile kesilecek olması beyin dokusunun hasar görmesine yol açmaktadır.

Beynimize Giden Kan Akımı Nasıl Azalır?

Beynimize kan akımını sağlayan damarlara şah damarı ya da karotis arter adını veririz. Sağ ve sol olmak üzere iki tane şah damarımız vardır. Bu şah damarları damar kireçlenmesine bağlı olarak daralabilir ya da tıkanabilir. Bu durumda beynimize kan akımı azalır. Ayrıca kalpte oluşan ritim bozukluklarında  (atriyal fibrilasyon) kalbin içinde oluşan pıhtılar (emboli) kalpten beyin içine doğru atarak beyinde çok ufak çaplı damarları tıkar ve felç oluşumuna neden olur.

Felç İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

  1. Yüksek tansiyon
  2. Şeker Hastalığı
  3. Kan Yağlarının yüksek olması
  4. Sigara Kullanımı
  5. Aşırı kilo
  6. Aile bireylerinde damar sertliği hastalığının bulunması

Felç Belirtileri Nelerdir?

Felç geçiren bir hastada beynin etkilendiği bölüme bağlı olarak;

  1. Düşünme ve hafıza kaybı,
  2. Baş dönmesi,
  3. Görme ile ilgili sorunlar, derinlik algısının kaybolması veya hiç görememe,
  4. Duygusal kontrolün kaybı,
  5. Göz – el koordinasyonunun bozulması,
  6. Kişilik değişimi,
  7. Yeme ve yutma fonksiyonlarının kaybı; dil hareketlerinin kaybolması,
  8. Konuşma problemi,
  9. Nefes almada zorluk,
  10. İdrar kaçırma,
  11. Vücudu hareket ettirememe,
  12. His kaybı,
  13. Kas güçsüzlüğü, yürüyememe  ve hareket edememe gibi belirtiler görülebilir.

Felç Önlenebilir Bir Hastalık Mıdır?

Bazı durumlarda evet, önlenebilir bir hastalıktır. Özellikle beynimize kan götüren ve şah damarı olarak da adlandırdığımız damarların kireçlenmesi sonucu beynimize az yada hiç kan gitmemesi sonucu ortaya çıkan felç durumlarında bu darlıkların önceden tanısının konup açılması durumunda felç önlenebilir. Gene kalpteki ritim bozukluklarında kalbin içinde pıhtı oluşumunun önüne geçilmesi ile felç önlenebilir bir hastalıktır.

Şah Damarı Tıkanıklığını Nasıl Fark Ederim?

Şah damarı tıkanıklığı olan hastalarda en sık gördüğümüz belirti baş dönmesidir. Damar sertliği sistemik bir hastalıktır. Vücudumuzdaki temiz kanı taşıyan tüm damarları tutabilir. Bu noktada kalbimizi besleyen damarlarla beraber ensık şah damarlarımızı tutar. Kalp damar tıkanıklığı olan veya bacak damar tıkanıklığı olan tüm hastaların bu açıdan değerlendirilmesi gerekir. Gene yüksek tansiyon hastası iseniz ve sigara kullanıyorsanız mutlaka şah damarınızı kontrol ettiriniz.

Ritim Bozukluğu Olduğunu Nasıl Anlarım?

Kalbimizin normal ritmi sinüs ritmi adını verdiğimiz ritimdir. Dakikada 60-80 arası düzenli atan bir ritimdir. Kalbin kulakçıklarının düzensiz atması sonucu ise atriyal fibrilasyon adını verdiğimiz ritim ortaya çıkar. Bu ritimde kalbin sol kulakçığı içinde oluşan düzensiz akım nedeni ile pıhtı ortaya çıkabilir. Bu ritimde olan hastalar düzensiz bir kalp atışı hissederler ve dönem dönem bu ritmin çok hızlanması ile çarpıntı hissine kapılabilirler.

Şah Damarı Tıkanıklığı Tanısı Nasıl Koyulur?

Şah damarı tıkanıklığı tanısını koymak oldukça basitdir. Öncelikle şüphe etmek gerekir. Basit bir damar muaynesinde şah damarı üstü steteskop ile dinlendiğinde bir üfürüm sesi duyulur. Sonrasında damar ultrasonu ile yapılan incelemede darlığın oranı nereden başlayıp nerede bittiği tespit edilir. Sonrasında daha detaylı bilgi için tomografik ya da manyetik rezonans anjiyografi yapılabilir.

 

Şah Damarı Tıkanıklığı Nasıl Tedavi Edilir?

Öncelikle damar sertliğini tedavi etmemiz gerekir. Bunun için tansiyon kontrolü, kan yağlarının kontrolü, kan şekerinin kontrolü gerekir. Kan sulandırıcı tedavi ile damarın tam tıkanmasının önüne geçilmeye çalışılır. Darlığın derecesi ve hastanın bulgularına göre cerrahi yöntem ya da stent yöntemi ile darlık açılır. Hangi yöntemin daha uygun olacağına yapılan tetkikler ile karar verilir.

Cerrahi yöntemde hasta uyutulmadan yapılan lokal anestezi yöntemi ile boyun bölgesinden ufak bir kesi ile şah damarına ulaşılır. Bu damar kontrol edildikten sonra içi açılarak darlığa neden olan kireçli plak özel bir teknik ile çıkarılır (endarterektomi) ve damar tekrardan onarılır. Hastalar genellikle 2 gün kadar hastanede kalırlar ve sonrasında taburcu olurlar.

Stent yönteminde ise kasık bölgesinden yapılan bir girişim ile ana damar içine girilir ve tel ve kateterler vasıtası ile darlık bölgesinin olduğu alana stent adı verilen metal bir cisim yerleştirilir. Bu şekilde darlığın açılması hedeflenir.