25 Soru ve Cevap
Stent, tıkalı damarın içeriden balonla genişletilip metal bir kafesle açık tutulması işlemidir (ameliyatsız). Bypass ise tıkalı damarın yanından, vücudun başka yerinden alınan damarla yeni bir köprü oluşturulmasıdır (açık kalp ameliyatı).
Çok sayıda damarda (3 veya daha fazla) tıkanıklık varsa, ana koroner damarda (sol ana koroner) darlık varsa, damar yapısı stent için uygun değilse (çok kireçli veya kıvrımlı) ve hasta şeker hastasıysa genellikle bypass tercih edilir.
İşlem sırasındaki risk açısından stent daha düşük risklidir. Ancak uzun vadeli sonuçlar ve tekrar tıkanma riski açısından bakıldığında, uygun hastalarda bypass daha kalıcı ve güvenli bir çözüm sunabilir. Karar "Kalp Konseyi" tarafından verilmelidir.
Evet, tıkanabilir. İlaçlı stentlerde bu oran %5–10 civarına düşmüş olsa da risk devam eder. Hasta ilaçlarını kullanmaz veya sigara içmeye devam ederse stent içinde pıhtı oluşabilir.
Bypass ameliyatı yaşam süresini uzatmayı hedefler. Özellikle göğüs damarı (LIMA) kullanılan hastalarda damarın açık kalma oranı 15–20 yılı bulabilir. Sağlıklı yaşam tarzıyla hastalar normal bir ömür sürebilir.
Bilimsel çalışmalar, diyabetik hastalarda ve çok damar hastalarında bypass cerrahisinin stentten daha üstün olduğunu göstermektedir. Bypass, diyabetiklerde kalp krizi riskini daha fazla azaltır ve yaşam süresini uzatır.
Ortalama 3 ile 5 saat arasında sürer. Bu süre yapılacak bypass sayısına ve hastanın anatomik yapısına göre değişebilir.
Herhangi bir komplikasyon gelişmezse stent hastaları genellikle işlemden 24 saat sonra taburcu edilir.
Bypass hastaları genellikle ameliyattan sonra 5 ile 7 gün arasında hastanede kalır.
Kalbin %70'ini besleyen Sol Ana Koroner (LMCA) darlıklarında uluslararası kılavuzlar genellikle bypass ameliyatını önerir. Ancak hastanın ameliyat riski çok yüksekse stent düşünülebilir.
Hayır. İşlem lokal anestezi ile kasık veya bilekten yapılır. Hasta uyanıktır ve damar içinde ağrı hissetmez. Sadece giriş yerinde hafif bir sızı olabilir.
Sternum ortalama 6 haftada kaynar. Bu süre boyunca hastanın sırt üstü yatması ve kollarını zorlamaması gerekir.
Metal kafesin üzerine hücre çoğalmasını önleyen özel bir ilaç kaplanmış stenttir. Bu ilaç, damarın stent içinde yeniden et büyümesiyle daralmasını (restenoz) engeller.
Kardiyologlar ve kalp damar cerrahlarının bir araya gelerek hastanın görüntülemelerini incelediği toplantıdır. Hastaya stent mi, bypass mı yoksa ilaç tedavisi mi uygulanacağına ortak karar verilir.
Evet. Yıllar sonra bypass greftlerinde veya hastanın kendi damarlarında yeni darlıklar oluşursa bu bölgelere stent takılabilir.
Yaş tek başına kriter değildir. Hastanın genel durumu iyiyse 80 yaş üstüne de bypass yapılabilir. Ancak cerrahi risk çok yüksekse stent veya ilaç tedavisi tercih edilebilir.
Stent hastaları genellikle 6–12 ay boyunca ikili kan sulandırıcı kullanmak zorundadır. Bypass sonrası ise genellikle tek kan sulandırıcı yeterlidir.
Hayır. İyileşme süreci (4–6 hafta) tamamlandıktan ve hasta kendini efor açısından iyi hissettikten sonra cinsel yaşama dönülebilir.
İlk işlem maliyeti olarak bypass daha pahalı görünse de stentlerin tekrar tıkanma ve yeniden işlem gerektirme ihtimali düşünüldüğünde uzun vadede maliyetler dengelenebilir.
Evet. Günümüzde konforu artırmak ve kanama riskini azaltmak için stent işlemleri sıklıkla el bileği atardamarından (radial arter) yapılmaktadır.
"Kronik Total Okluzyön (CTO)" denilen tam tıkalı damarlar özel teller ve tekniklerle açılarak stent takılabilir. Ancak başarı şansı normal darlıklara göre daha düşüktür ve işlem daha uzundur.
Hayır. "Atan Kalpte Bypass (Off-Pump)" tekniği ile kalp durdurulmadan, sadece damar bölgesi sabitlenerek bypass yapılabilir.
Günümüzde takılan modern stentlerin neredeyse tamamı MR uyumludur. Ancak işlemden sonraki ilk 6–8 hafta içinde doktor onayı alınmalıdır.
Masa başı çalışanlar 4–6 hafta sonra, fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanlar 2–3 ay sonra işe dönebilir. Stent hastaları ise 1 hafta içinde işbaşı yapabilir.
Çok damar hastalarında ve diyabetiklerde, özellikle göğüs damarı (LIMA) kullanılarak yapılan bypass cerrahisi, stentlere göre daha uzun ömürlü sonuçlar ve daha az tekrar müdahale riski sunar.