25 Soru ve Cevap
Koroner arter hastalığı (KAH), kalbi besleyen damarların iç yüzeyinde kolesterol ve yağ birikimi sonucu daralması veya tıkanmasıdır. Bu daralma kalp kasına yeterli oksijenin ulaşmasını engeller. Oksijen yetersizliğinde göğüs ağrısı, nefes darlığı ve yorgunluk ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe kalp krizi gelişebilir. Erken tanı ve doğru yaşam tarzıyla büyük ölçüde önlenebilir.
Temel neden ateroskleroz (damar sertliği)'dur. Kolesterol, yağ ve kalsiyum damar duvarında plaklar oluşturur; bu plaklar kan akışını daraltır veya tıkar. Yüksek kolesterol, sigara, hipertansiyon, diyabet, obezite ve stres süreci hızlandırır. Genetik yatkınlık da önemlidir.
Göğüs ortasında baskı veya yanma hissi (anjina pektoris), kola, çeneye veya sırta yayılan ağrı, nefes darlığı, çabuk yorulma, bulantı, terleme ve baş dönmesi en sık belirtilerdir. Bazılarında belirtiler yalnızca eforla ortaya çıkar; istirahat ağrısı varsa kalp krizi habercisi olabilir.
40 yaş üstü erkekler ve menopoz sonrası kadınlar risk altındadır. Ayrıca sigara içenler, kolesterolü ve tansiyonu yüksek olanlar, aile öyküsü bulunanlar, diyabetliler ve obez bireyler yüksek risk taşır. Hareketsiz yaşam, stres ve kötü beslenme de riski artırır.
Evet. Kadınlarda göğüs ağrısı yerine sırt, boyun veya mide ağrısı, bulantı ve aşırı halsizlik gibi atipik belirtiler görülebilir. Pek çok kadın kalp krizini "mide rahatsızlığı" zanneder; tanı gecikebilir. Risk faktörleri varsa kardiyolojik tarama şarttır.
Doktor muayenesi, EKG ve kan testleriyle başlanır. Ardından efor testi, ekokardiyografi veya koroner BT anjiyografi yapılır. Şüpheli durumlarda klasik anjiyografi (koroner anjiyo) ile damarlar doğrudan görüntülenir.
Kasık veya el bileğinden ince bir kateterle girilerek kalp damarlarına kontrast madde verilir ve görüntü alınır. Altın standart tanı yöntemidir; aynı seansta stent tedavisi de uygulanabilir.
Stent, tıkalı damara yerleştirilen ince metal tüptür; balon yardımıyla damar açılır ve stent ile açık tutulur. İlaç kaplı stentler yeniden tıkanma riskini azaltır. Stent sonrası ömür boyu kan sulandırıcı kullanımı gerekir.
Bypass, tıkanan damarın yanına bacak veya göğüs damarı kullanılarak yeni bir kan yolu oluşturulmasıdır. Çok damarlı tıkanıklıklarda ve stent uygulanamayan durumlarda tercih edilir.
Evet. Hafif darlıklarda kan sulandırıcılar, kolesterol düşürücüler, tansiyon ilaçları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalık kontrol altına alınabilir. Bu tedaviler hastalığı tamamen iyileştirmez; ilerlemesini yavaşlatır.
KAH uzun süreçtir; damar yıllar içinde yavaşça daralır. Kalp krizi ise bu damarın aniden pıhtıyla tıkanmasıdır; kalp hücreleri ölür. 20 dakikadan uzun süren göğüs ağrısı, soğuk terleme ve bulantı varsa acile gidilmelidir.
Akdeniz tipi beslenme önerilir: zeytinyağı, sebze, meyve, balık ve tam tahıl. Kırmızı et, doymuş yağ, işlenmiş gıda ve tuz kısıtlanmalıdır. Günde 2 litre su ve bol lif tüketimi damar sağlığını korur.
Haftada en az 5 gün, 30 dakikalık yürüyüş veya hafif tempo egzersiz önerilir. Yüzme, bisiklet ve yoga kalp dostudur. Yeni başlayan hastalar mutlaka doktor onayı almalıdır.
Sigara damar duvarına zarar vererek pıhtı riskini artırır; alkol tansiyonu ve trigliseridi yükseltir. Her iki alışkanlık da koroner tıkanıklığın ilerlemesine yol açar.
Kronik stres adrenalin ve kortizol artırır; kalp hızını ve tansiyonu yükseltir. Uzun vadede damar iltihabına yol açar. Meditasyon, nefes egzersizi ve düzenli uyku stres kontrolünde önemlidir.
LDL ("kötü kolesterol") damar duvarına yapışarak plak oluşturur; HDL ("iyi kolesterol") plaklarını temizler. LDL 100 mg/dL'nin, toplam kolesterol 200 mg/dL'nin altında olmalıdır.
Ebeveynlerinde 55 yaşından önce kalp hastalığı gelişen bireyler yüksek risklidir. 35 yaşından itibaren düzenli kolesterol, EKG ve tansiyon ölçümleri yaptırılmalıdır.
Damar sertliği geriye çevrilemez; ancak ilerlemesi durdurulabilir. İlaç, diyet, egzersiz ve sigarayı bırakmakla kalp krizi riski ciddi oranda azaltılabilir.
Hastalık kontrol altındaysa değildir. Göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa doktor onayı gerekir. Bazı cinsel ilaçlar kalp ilaçlarıyla etkileşime girebilir.
Soğuk hava damarları büzer, tansiyonu ve kalp yükünü artırır. Bu yüzden kış aylarında kalp krizi oranları yükselir; özellikle sabah saatlerinde ani efordan kaçınılmalıdır.
Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigarayı bırakma, kilo kontrolü, stres yönetimi ve rutin sağlık kontrolleriyle büyük ölçüde önlenebilir.
Kan şekeri, kolesterol, tansiyon, EKG ve efor testi yılda bir kontrol edilmelidir. Yüksek riskli bireylerde BT anjiyografi gerekebilir.
Evet. Günde 6 saatten az uyumak kalp krizi riskini yaklaşık %20 artırır. Kaliteli uyku tansiyonu dengede tutar ve damar iltihabını azaltır.
İyileşme sürecinde ilaçlar düzenli alınmalı, egzersize yavaşça başlanmalı, stres azaltılmalı ve sigara kesinlikle bırakılmalıdır.
Göğüs ortasında 20 dakikadan uzun süren ağrı, sol kola yayılım, nefes darlığı ve soğuk terleme varsa hemen 112 aranmalıdır.