Kalp kapak hastalıkları, kalbin odacıkları arasındaki kan akışını düzenleyen kapakçıkların işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıkan, tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği ve hayati risklere yol açabilen ciddi bir sağlık sorunudur. Kalbin pompa gücünü doğrudan etkileyen bu mekanik problemler, günümüzde gelişen cerrahi teknikler ve ameliyatsız yöntemler (TAVI, MitraClip) sayesinde başarıyla tedavi edilebilmektedir.Bu kapsamlı rehberde; kalp kapaklarının anatomisi, hastalıkların nedenleri, vücudun verdiği sinyaller ve en güncel tedavi seçeneklerini detaylıca inceliyoruz.

Kalp Kapakları ve Çalışma Prensibi

Kalp, yaşam boyu hiç durmadan çalışan, vücuda oksijenli kanı pompalayan kaslı bir organdır. Bu pompalama işlemi sırasında kanın doğru yönde ilerlemesi ve geri kaçmaması hayati önem taşır. İşte bu “tek yönlü akışı” sağlayan yapılar kalp kapaklarıdır.

Kalpte toplam dört adet kapak bulunur ve her biri birer “kapı” görevi görür:

  • Mitral Kapak: Sol kulakçık (atrium) ile sol karıncık (ventrikül) arasında bulunur. Temiz kanın akciğerlerden kalbe doluşunu kontrol eder. En sık hastalık görülen kapaklardan biridir.
  • Aort Kapak: Sol karıncık ile vücudun ana atardamarı olan Aort arasında yer alır. Kanın tüm vücuda basınçla gönderildiği son çıkış kapısıdır.
  • Triküspid Kapak: Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasındadır. Kirli kanın akışını düzenler.
  • Pulmoner Kapak: Sağ karıncık ile akciğer atardamarı arasındadır. Kanın oksijenlenmek üzere akciğerlere gitmesini sağlar.

Sağlıklı bir kalpte bu kapaklar her kalp atışında tam olarak açılır (kanın geçişine izin verir) ve tam olarak kapanır (kanın geri kaçmasını engeller). Bu mekanizmanın bozulması, kalbin yükünü artırır ve zamanla kalp kasının yorulmasına neden olur.

Kalp Kapak Hastalıklarının Nedenleri

Kapak hastalıkları, kapağın yapısının bozulmasına neden olan kökene göre iki ana grupta incelenir.

Doğuştan Gelen (Konjenital) Nedenler

Bazı bireylerde kapak yapısı doğumdan itibaren normalden farklıdır. En sık karşılaşılan durum, normalde üç yapraklı olması gereken Aort kapağının iki yapraklı (Biküspid Aort) olmasıdır. Bu durum çocuklukta belirti vermese de, 40-50’li yaşlardan sonra kireçlenme ve darlığa yol açarak tedavi gerektirebilir.

Sonradan Gelişen (Edinsel) Nedenler

  • Yaşlanma ve Dejenerasyon: Yaş ilerledikçe damar sertliğine benzer şekilde kapaklarda kireçlenme (kalsifikasyon) ve kalınlaşma oluşabilir. Bu durum özellikle aort darlığının en sık nedenidir.
  • Romatizmal Ateş: Gelişmekte olan ülkelerde hala yaygındır. Çocukluk çağında geçirilen, tedavi edilmemiş beta hemolitik streptokok enfeksiyonları (beta mikrobu), yıllar sonra kapaklarda kalıcı hasar, yapışıklık ve kireçlenmeye yol açar.
  • Mitral Kapak Prolapsusu (Çökme): Kapak dokusunun elastikiyetini yitirip gevşemesi ve kapanma sırasında geriye doğru esnemesidir. Genetik geçişli olabilir.
  • Kalp Krizi (İskemi): Kalp krizi sırasında kapakları tutan kasların hasar görmesi, ani gelişen ciddi kapak yetmezliklerine neden olabilir.
  • Enfektif Endokardit: Bakterilerin kan yoluyla kalbe ulaşıp kapaklara yerleşmesiyle oluşan ciddi bir enfeksiyondur. Kapak yapısını delerek veya bozarak acil ameliyat gerektirebilir.

Vücudun Verdiği Sinyaller: Belirtiler

Kalp kapak hastalıkları sinsi ilerleyebilir. Kalp, uzun süre artan yükü tolere edebilir; ancak rezervler tükendiğinde şikayetler belirginleşir. Erken teşhis için aşağıdaki belirtilere dikkat edilmelidir:

  • Nefes Darlığı: En yaygın belirtidir. Önceleri sadece merdiven çıkarken veya yokuşta olurken, hastalık ilerledikçe düz yolda yürürken veya gece yatarken (yastık sayısını artırma ihtiyacı) de görülebilir.
  • Çabuk Yorulma ve Halsizlik: Vücuda yeterli kan pompalanamadığı için kaslar oksijensiz kalır.
  • Çarpıntı (Ritim Bozukluğu): Özellikle mitral kapak hastalarında “Atriyal Fibrilasyon” sık görülür. Kalbin düzensiz ve hızlı atması hissidir.
  • Göğüs Ağrısı (Anjina): Özellikle aort darlığında, kalp kası kalınlaştığı için beslenme bozukluğuna bağlı göğüs baskısı oluşabilir.
  • Bayılma (Senkop): Beyne giden kan akışının anlık azalması sonucu, özellikle efor sırasında bayılma veya baş dönmesi görülebilir (Ciddi aort darlığı belirtisidir).
  • Ödem: Sağ kalp yetmezliği gelişirse ayak bileklerinde ve karında şişlik oluşur.

Sık Görülen Kapak Hastalıkları

Kapaklardaki bozukluk mekanik olarak iki şekilde karşımıza çıkar:

[Image of heart valve stenosis vs regurgitation]

  1. Darlık (Stenoz): Kapak yaprakçıkları kireçlenir veya yapışır, tam açılamaz. Kanın geçişi zorlaşır ve kalp kanı itmek için daha fazla basınç üretmek zorunda kalır. (Örn: Aort Darlığı, Mitral Darlık).
  2. Yetmezlik (Regürjitasyon): Kapak tam kapanamaz. Pompalanan kanın bir kısmı geriye kaçar. Kalp aynı kanı tekrar tekrar pompalamak zorunda kaldığı için hacim yükü artar ve kalp genişler (büyür).

Tanı Yöntemleri

Hastalığın tanısında ilk adım fizik muayenedir. Doktorunuz stetoskop ile kalbi dinlerken, bozuk kapaktan geçen kanın oluşturduğu “üfürüm” sesini duyabilir. Kesin tanı ve derecelendirme için şu yöntemler kullanılır:

  • Ekokardiyografi (EKO): Kalp ultrasonudur. Tanının temel taşıdır. Kapakların yapısını, darlık veya yetmezlik derecesini ve kalbin kasılma gücünü gösterir.
  • Transözofageal Ekokardiyografi (TEE): Yemek borusundan (endoskopiye benzer şekilde) prob yutturularak yapılır. Kalbin arka komşuluğundan çok daha net görüntü alınmasını sağlar. Özellikle kapak tamiri planlanan hastalarda ve pıhtı araştırmasında şarttır.
  • Kalp Kateterizasyonu ve Anjiyografi: Ameliyat öncesi koroner damarların durumunu görmek ve kapaklardaki basınç farklarını ölçmek için yapılabilir.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı; hastanın şikayetlerine, kapak hastalığının ciddiyetine (hafif-orta-ileri) ve kalbin fonksiyonlarına göre Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi uzmanlarından oluşan bir konsey tarafından belirlenir.

1. İlaç Tedavisi ve Takip

Hafif ve orta dereceli hastalıklarda, şikayetleri azaltmak ve kalbi korumak için ilaçlar kullanılır. İdrar söktürücüler (diüretikler) ödemi atar, beta blokerler ritmi düzenler, kan sulandırıcılar pıhtıyı önler. Ancak unutulmamalıdır ki; ilaçlar mekanik bir bozukluk olan kapak hastalığını (kireçlenmeyi veya yırtığı) yok etmez, sadece süreci yönetir.

2. Kalp Kapak Tamiri (Valvüloplasti)

Günümüzde cerrahideki altın standart, mümkünse kendi kapağını korumaktır. Özellikle mitral kapak ve triküspid kapak yetmezliklerinde tamir tercih edilir. Avantajları şunlardır:

  • Kalbin doğal anatomisi ve fonksiyonu korunur.
  • Enfeksiyon riski daha düşüktür.
  • Ameliyat sonrası ömür boyu yüksek doz kan sulandırıcı kullanma zorunluluğu yoktur.

3. Kalp Kapak Değişimi (Replasman)

Kapağın tamir edilemeyecek kadar kireçli veya bozuk olduğu durumlarda (özellikle aort darlığı), kapak çıkarılarak yerine yapay bir kapak takılır. İki tür protez kapak vardır:

  • Mekanik Kapaklar: Karbondan üretilir, çok dayanıklıdır ve ömür boyu kalabilir. Ancak pıhtı oluşturma riski olduğu için hasta ömür boyu kan sulandırıcı (warfarin/coumadin) kullanmalı ve düzenli kan tahlili (INR) yaptırmalıdır. Genç hastalarda tercih edilir.
  • Biyolojik Kapaklar: Sığır veya domuz perikardından üretilir. Kan sulandırıcı kullanımı (ilk 3 ay hariç) gerektirmez. Ancak 10-15 yıl gibi bir ömrü vardır, zamanla yıpranabilir. Yaşlı hastalarda veya kan sulandırıcı kullanamayanlarda tercih edilir.

4. Ameliyatsız Yöntemler (TAVI ve MitraClip)

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, açık kalp ameliyatı riski yüksek olan hastalarda göğüs kafesi açılmadan kasık damarından girilerek yapılan işlemlerdir.

  • TAVI (Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu): Kasık atardamarından girilerek daralmış aort kapağının içine yeni bir biyolojik kapak yerleştirilmesi işlemidir. Özellikle ileri yaşlı ve cerrahi riski yüksek hastalarda hayat kurtarıcıdır.
  • MitraClip (Mandallama): Mitral yetmezliğinde, kasıktan girilerek kapağın uçlarının bir mandal ile tutturulması ve kaçağın azaltılması işlemidir.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Yaşam

Açık kalp ameliyatı sonrası hastalar genellikle 1-2 gün yoğun bakımda, 4-5 gün serviste takip edilir. Kemik iyileşmesi yaklaşık 6-8 hafta sürer. Bu süreçte:

  • Kan Sulandırıcı Kullanımı: Mekanik kapak hastaları için hayati önem taşır. İlaç dozları düzenli INR testleri ile ayarlanmalıdır.
  • Enfeksiyondan Korunma (Endokardit Profilaksisi): Yapay kapağı veya tamir halkası olan hastalar, diş çekimi veya cerrahi girişimler öncesinde mutlaka koruyucu antibiyotik kullanmalıdır. Vücuttaki enfeksiyonlar kapağa yerleşebilir.
  • Düzenli Egzersiz: Doktor kontrolünde yapılan yürüyüşler kalp kondisyonunu artırır.

Kalp kapak hastalıkları, modern tıp sayesinde korkulan bir son olmaktan çıkmıştır. Erken teşhis, doğru zamanlama ve uygun tedavi yöntemiyle hastalar normal ve sağlıklı yaşamlarına geri dönebilmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı şikayetleriniz varsa, vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurunuz.

Video