Endovasküler tedavi, damar içine girilerek yapılan kapalı cerrahi yöntemlerin genel adıdır. "Endo" içten, "vasküler" damar anlamına gelir. Büyük kesiler yerine kasık veya kol damarından girilir. Kateterler yardımıyla anevrizmalar onarılır, stent veya greft yerleştirilir. Klasik açık ameliyatlara göre daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış ve daha düşük komplikasyon oranı sağlar.
Aort anevrizmaları (EVAR, TEVAR), aort diseksiyonları, periferik arter tıkanıklıkları, şah damarı darlığı (karotis stentleme), böbrek ve bacak damar tıkanıklıkları ile kalp kapağı hastalıklarında (TAVI) uygulanır. Özellikle yüksek riskli veya yaşlı hastalarda açık cerrahiye güvenli bir alternatiftir.
EVAR (EndoVascular Aneurysm Repair), karın bölgesindeki aort anevrizmasının kasık damarından girilerek onarılması işlemidir. Stent-greft adı verilen metal bir iskelet anevrizmanın içine yerleştirilir ve zayıflamış damarı içeriden destekler. Bu sayede yırtılma riski ortadan kalkar.
TEVAR (Thoracic EndoVascular Aneurysm Repair), göğüs kısmındaki aort anevrizmalarının endovasküler yöntemle tedavisidir. Kasık damarından gönderilen stent-greft, balonlaşan bölgeyi kapatarak kan akımını yeniden düzenler. Açık cerrahiye göre ölüm oranı düşüktür, iyileşme süresi kısadır.
TAVI (Transcatheter Aortic Valve Implantation), aort kapağı darlığında göğüs açılmadan yapılan kapak değişimidir. Kasık damarından kalbe ulaşılarak yeni bir biyolojik kapak yerleştirilir. Özellikle ileri yaşta ve ameliyat riski yüksek hastalarda hayat kurtarıcı bir alternatiftir.
Birçok endovasküler işlem sedasyon veya lokal anestezi altında yapılabilir. TAVI gibi bazı işlemler hafif genel anesteziyle gerçekleştirilir. Bu, hastanın ameliyat stresini azaltır ve erken mobilizasyon sağlar.
Hayır. Genellikle kasık veya bazen koldan 3–5 mm'lik küçük bir giriş yapılır. Büyük kesiler, dikişler veya göğüs açılması gerekmez. Bu da ağrı ve enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltır.
Açık cerrahiye göre kan kaybı, enfeksiyon ve komplikasyon oranı daha düşüktür. Hastalar genellikle 2–3 gün içinde taburcu olur. Yaşlı ve eşlik eden hastalıkları olan bireylerde güvenli bir seçenektir.
Modern stent-greftlerin dayanıklılığı 10–15 yılın üzerindedir. Malzeme bozulmaz, ancak yılda bir BT veya MR ile kontrol edilmelidir. Gerekirse küçük ek işlemlerle desteklenebilir.
Evet. Yeni biyolojik kapak, eski daralmış kapağın içine yerleştirilir. Kalp durdurulmadan işlem tamamlanır. Çoğu hastada hemen ertesi gün efor kapasitesi belirgin artar.
Genellikle 2–3 gün içinde ayağa kalkar, birkaç gün içinde taburcu olur. Açık kapak ameliyatına göre iyileşme süresi 4 kat daha kısadır.
Deneyimli merkezlerde ölüm oranı %1–2 civarındadır. Bu oran açık cerrahiye kıyasla oldukça düşüktür. Özellikle aort diseksiyonu ve yaşlı hastalarda bu fark belirgindir.
Evet. Stent veya greft damar duvarına entegre olur ve uzun yıllar işlevini sürdürür. Ancak düzenli kontrollerle sızıntı (endoleak) veya daralma gibi durumlar izlenmelidir.
Endoleak, stent-greftin kenarlarından veya deliklerinden az miktarda kan sızmasıdır. Genellikle küçük ve zararsızdır, ancak büyük sızıntılarda ek müdahale gerekebilir. Düzenli BT takibiyle erken tespit edilir.
EVAR ve TEVAR genellikle 1–2 saat, TAVI 60–90 dakika sürer. Açık cerrahiye kıyasla çok daha kısa sürelidir.
Ortalama 2–4 gün. Açık ameliyatlarda bu süre 7–10 gündür. Taburculuk sonrası 1 hafta içinde günlük yaşama dönülebilir.
Çoğu hastada gerekmez. Kan kaybı minimaldir. Bu, özellikle kansız cerrahi tercih eden veya kan hastalığı olan hastalar için önemli avantaj sağlar.
Nadir. Ancak damar yapısı değişkenliği nedeniyle bazı hastalarda yeni bölgelerde anevrizma veya daralma gelişebilir. Bu nedenle yıllık görüntüleme şarttır.
Evet, ancak 1–2 hafta dinlenme sonrası hafif yürüyüşlerle başlanmalıdır. Ağır kaldırma ve ani eforlardan kaçınılmalıdır.
Hayır. Lokal anestezi ve hafif sedasyonla yapılır. İşlem sonrası yalnızca hafif kasık ağrısı olabilir; genellikle 24 saat içinde geçer.
Evet. Sigara damar duvarını zayıflatır, stent açıklığını azaltır ve yeniden daralma riskini artırır. Tedavi sonrası kesinlikle bırakılmalıdır.
Asıl hedef grup ileri yaşta, yüksek riskli hastalardır. Ancak son yıllarda orta riskli genç hastalarda da uygulanmaya başlanmıştır. Uzun dönem dayanıklılık çalışmaları umut vericidir.
Yaklaşık %5–10 hastada yeni kapak yerleşimi sonrasında kalp ileti sistemi etkilenebilir. Bu durumda kalıcı kalp pili takılması gerekebilir.
Evet, klasik anlamda göğüs veya karın açılmaz. Ancak "kateterle yapılan cerrahi" sayılır; bu nedenle steril ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir.
Teknoloji hızla gelişmektedir. Yeni nesil stent-greftler, daha küçük kateter sistemleri ve robot destekli girişimler sayesinde önümüzdeki yıllarda açık cerrahinin yerini büyük ölçüde endovasküler yöntemlerin alması beklenmektedir.