Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Koşuyolu cad. No:168 34718 Kadıköy İstanbul

İletişim

4447000

Ptsi - Cuma: 9:00 - 17:30

Derin Ven Trombozu (DVT) — Sık Sorulan Sorular

25 Soru ve Cevap

1- Derin ven trombozu nedir?

Derin ven trombozu nedir? Derin ven trombozu (DVT), genellikle bacakların derin toplardamarlarında oluşan kan pıhtısıdır. Bu pıhtı, damar içinde kanın akışını engeller ve bazen koparak akciğerlere gidebilir; bu duruma pulmoner emboli denir. DVT ciddi ve hayatı tehdit eden bir durumdur. Uzun süre hareketsiz kalmak, ameliyat, doğum kontrol hapı, kanser, genetik pıhtılaşma bozukluğu gibi nedenlerle oluşabilir.

2. DVT’nin belirtileri nelerdir?

En tipik belirtiler; tek bacakta ani şişlik, ağrı, sıcaklık artışı, ciltte renk değişimi ve hassasiyettir. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti olmayabilir. Bu nedenle özellikle risk altındaki kişilerin (örneğin uzun süre yatakta kalanlar) dikkatli olması gerekir.

3. DVT Neden oluşur?

Virchow üçlüsü denilen üç temel faktör etkilidir: kanın akışının yavaşlaması (hareketsizlik), damar duvarının zedelenmesi (travma, cerrahi) ve kanın pıhtılaşma eğiliminin artması (genetik faktörler, ilaçlar, gebelik).

4. DVT Kimlerde daha sık görülür?

Uzun süre hareketsiz kalanlar, büyük ameliyat geçirenler, fazla kilolu kişiler, sigara içenler, hamileler ve doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha sık görülür. Ayrıca 60 yaş üstü ve kanser hastalarında risk daha yüksektir.

5. DVT ölümcül müdür?

Evet, pıhtı kopup akciğere ulaşırsa akciğer embolisi gelişebilir. Bu, ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, hızlı nabız ve bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir. Hızlı müdahale edilmezse ölüm riski vardır.

6. DVT Nasıl teşhis edilir?

Öncelikle muayene ve D-dimer kan testi yapılır. Şüphe varsa Doppler ultrasonografi ile damarlar görüntülenir. Gerekirse BT veya MR venografi kullanılır. Erken teşhis pıhtının büyümesini ve emboli riskini önler.

7. DVT Tedavisi nasıl yapılır?

Ana tedavi kan sulandırıcı ilaçlardır (antikoagülanlar). Amaç, pıhtının büyümesini engellemek ve yeni pıhtı oluşumunu önlemektir. Büyük pıhtılarda pıhtı eritici ilaçlar veya özel kateterlerle mekanik olarak çıkarma işlemleri uygulanabilir.

8. DVT Tedavi ne kadar sürer?

Genellikle 3–6 ay arasıdır. Ancak genetik pıhtılaşma bozukluğu veya kalıcı risk faktörleri varsa tedavi süresi uzatılır veya ömür boyu ilaç gerekebilir.

9. DVT kendiliğinden geçer mi?

Hayır. Kısmen küçülse bile damar içinde kalıntı bırakabilir ve ileride yeniden pıhtı oluşumuna neden olabilir. Tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

10. Kompresyon çorabı ne işe yarar?

Bacakta kanın göllenmesini önler, şişliği azaltır, post-trombotik sendrom riskini düşürür. Ancak uygun basınç seviyesinin (20–30 mmHg) doktor tarafından belirlenmesi gerekir.

11. Post-trombotik sendrom nedir?

DVT geçiren bazı hastalarda damar kapakçıkları hasar görür ve kan bacakta birikir. Bu durum kalıcı şişlik, ağrı, ciltte renk değişimi ve yara (ülser) oluşumuna yol açar. Tedavi edilse bile önlem alınmazsa kalıcı hale gelebilir.

12. DVT geçiren biri uçak yolculuğu yapabilir mi?

Akut dönemde hayır. Ancak tedavi tamamlandıktan ve pıhtı riski azaldıktan sonra, doktor onayıyla yapılabilir. Uzun uçuşlarda çorap kullanımı ve bol su içmek gerekir.

13. DVT ninTekrarlama riski var mı?

Evet. Özellikle risk faktörleri devam ediyorsa (%20–30 oranında). Bu nedenle ilaç kesilse bile yaşam tarzı önlemleri sürdürülmelidir.

14. Hamilelikte DVT riski neden artar?

Gebelik hormonları damar duvarlarını gevşetir, kan pıhtılaşma eğilimini artırır ve büyüyen rahim toplardamarlara bası yapar. Bu yüzden doğum sonrası 6 haftaya kadar risk devam eder.

15. Hangi durumlarda acil müdahale gerekir?

Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürükle kan gelmesi, bacakta aniden artan ağrı-şişlik durumlarında vakit kaybetmeden acile başvurulmalıdır.

16. Egzersiz yapılabilir mi?

Evet, ancak doktor kontrolüyle. Hafif yürüyüşler kan dolaşımını artırır ve pıhtının ilerlemesini engeller. Yatak istirahati yalnızca erken evrede önerilir.

17. Diyet ve sıvı alımı önemli mi?

Evet, bol su içmek kanın koyulaşmasını önler. Sebze-meyve ağırlıklı, tuz-yağ oranı düşük beslenme önerilir. Uzun açlık, aşırı kafein ve alkol pıhtı riskini artırabilir.

18. Genetik yatkınlık nasıl anlaşılır?

“Faktör V Leiden”, “Protrombin G20210A” gibi gen testleriyle pıhtılaşma eğilimi saptanabilir. Ailesinde genç yaşta DVT veya emboli öyküsü olanlarda bu testler önerilir.

19. İlaçları kendi başıma bırakabilir miyim?

Hayır. Kan sulandırıcıyı erken kesmek yeniden pıhtı oluşmasına neden olabilir. Tedavi mutlaka hekim kontrolünde sonlandırılmalıdır.

20. DVT geçirdikten sonra ne kadar süre çorap giymeliyim?

Genellikle 6–12 ay süreyle önerilir. Ancak uzun vadede de şikâyet devam ediyorsa doktor kalıcı kullanım tavsiye edebilir.

21. DVT’nin kalıcı hasar bırakma ihtimali var mı?

Evet, damar kapakçıkları bozulursa bacakta ödem, cilt sertliği ve renk değişimi kalıcı hale gelebilir. Bu durum “kronik venöz yetmezlik”e dönüşebilir.

22. DVT ile varis aynı şey midir?

Hayır. Varis yüzeysel toplardamarlardaki kapak bozukluğudur, DVT ise derin toplardamarda pıhtı oluşumudur. Ancak varis DVT’ye zemin hazırlayabilir.

23. DVT’den korunmak için ne yapılmalı?

Uzun süre hareketsiz kalmamak, bol sıvı içmek, uzun yolculuklarda bacak egzersizi yapmak ve gerekirse koruyucu çorap kullanmak gerekir.

24. DVT kalp kriziyle ilişkili midir?

Dolaylı olarak evet. Her iki durumda da damar tıkanıklığı söz konusudur. Ancak DVT venöz sistemde, kalp krizi arteriyel sistemde oluşur. Risk faktörleri benzerdir.

25. DVT tamamen önlenebilir mi?

Yüksek riskli kişilerde uygun önlemlerle evet. Ameliyat sonrası erken mobilizasyon, bol sıvı, çorap kullanımı ve doktorun önerdiği kan sulandırıcı ilaçlar sayesinde büyük oranda engellenebilir.